15 Eylül 2012 Cumartesi

Bir Boka Yaramak

Merhaba,

Biliyorum, bunu okumak için yıllardır sabırsızlıkla bekledim. Evet ben bekledim. Çünkü şu gün dönüp geçmişe baktığımda defalarca kez bu yazıyı yazmamış, yazamamıştım. Uzunca bir süre (7 sene) blog açsam açmasam minvalinde gidip gelmiştim. Şimdi içinden soracaksın "noldu da açmaya karar verdin o zaman" diye. Bahsedeyim; okuduklarım, öğrendiklerim, düşündüklerim, gördüklerim, yaşadıklarım, tecrübe ettiklerim başka birininde işine yaramıyorsa onlara birşey katmıyorsa bir boka yarayan şeyler değildir. Aslında sırf bu sebepten açtım. Şimdi de içinden "sen ne bilirsin de neyi yazacaksın düdük makarnası" diyeceksin.


Haklısın...
Belki böyle böyle kıracağım aklındaki önyargıları...


Çok fazla şey yazmamı bekleme zaten. Elimden geldiğince toprağım. Zaten pek teknik birşey yazmayı düşünmüyorum. O alanlar size kalsın. Daha çok düşündüklerim, kitaplar, makaleler, şiirler, edebiyat hatta bugünlerde unuttuğumuz şeyler falan olur.

Hayat olur kısacası, yaşamayı unuttuğumuz...

Ama şunu unutma, bazen delice şeyler yazabilirim. Ya da kullandığım kelimelerde otosansüre gitmem mesela şimdiki gibi. Çünkü bence iyi kelime kötü kelime yoktur. Kelimelerin anlamını değiştiren tavırlardır.

Lakin şimdi de yine diyeceksin "bunlar hep sana mı kaldı düdük makarnası" diye. Sen hiç sesini çıkarmadığın, elini taşa bile değdirmediğin için bana kalmıştır belki.

Ha bu arada yüzyüze tanıştığım, sevdiğim ve sıkı bir takipçisi olduğum insanların bloglarını ve şirketlerinin bloglarını önemli bilgiler bulabileceğiniz için ekledim. Ancak amacım seo meo değil. Eğer yanlışlıkla sizi unuttuysam lütfen yorum olarak adresinizi bırakın. 

Hadi öptüm hepinizi.

3 yorum :

Murat yılgın dedi ki...

Bir boka yarayan adam!

LUPUS dedi ki...

Gökmen , öncelikle hayırlı olsun blogun. Bu sektörde böyle bir eksiklik var ; Gündem konularını yazacak kimse yok.

Olanda zaten 1-2 yazıp duruyor , bu eksikligi gidermen dilegiyle başarılar.

Ahmet Çetin dedi ki...

Hayırlı olsun